Pandemide kamburluk riski herkesi etkiliyor
Pandemide duruş bozukluğunun çoğaldığını belirten Uzm. Dr. Narmin Ahmadli, “Telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon karşısında uzun süren hareketsiz yaşam erken yaşta boyun düzleşmesi, sırtta kamburluk, omurga sızısı, bel fıtığı ve kireçlenmelere de sebebiyet verdi. Yanlış postür boyun, sırt, omuz, bel ve bacak sızılarına neden olmaktadır. İnsanların yüzde 80’inden aşırısının yaşamlarının bir yarıyılında bel sızısı yaşamaktadır” dedi.
Dr. Ahmadli, pandemide konutta kalma vaktinin uzamasıyla giderek yaygınlaşan hareketsiz yaşamın omurga sıhhatini tehdit etmeye başladığını belirterek “Telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon karşısında uzun süren hareketsiz yaşam erken yaşta boyun düzleşmesi, sırtta kamburluk, omurga sızısı, bel fıtığı ve kireçlenmelere de sebebiyet verdi. Postür beden kısımlarının birbiriyle ilişkili pozisyonu, dizilimi veya duruş biçimidir. Sabit ve zinde olarak ayırabiliriz. Oturma, ayakta durma, uyuma sırasında bedenin duruş biçimini sabit, hareket sırasındaki biçimini ise zinde postür olarak belirleyebiliriz” dedi.

“Uyku bozukluğu makûs postür sebebi”
Dr. Ahmadli, makûs postürün sebeplerini şöyle açıkladı: “Omurgada görülen başlıca duruş bozuklukları servikal lordozda düzleşme, baş önde postür başka bir deyişle başın öne doğru eğik olması, çoğalmış kifoz dediğimiz kamburluk, çoğalmış lordoz başka bir deyişle çukur bel, düzleşmiş bel ve arkaya eğik beldir. Etrafsal etmenler, yapısal bozukluklar, eğitim noksanlığı, alışkanlıklar, makûs oturma ve çalışma şartları, uyku bozuklukları, ruhsal gidişat bozuklukları makûs postüre neden oluyor. Çok uzun müddet masa başında oturmak veya bilgisayar karşısında durmak, yaşamımızın bırakılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarıyla uğraşmak, araba sürmek, televizyon izlemek postür problemine davetiye çıkartıyor. En çok yapılan yanılgılar başın çok önde olması, sırtın çok kambur olması, omuzların öne doğru yuvarlanması, karnın çok önde olmasıdır. Günün büyük kısmını oturarak ve dizleri bükük biçimde geçiren insanların çoğunda duruş bozukluğuna yol kalemtıraş problemler alana kazanç”.

“Postür için cep telefonunu doğru kullanın”
Postür bozukluğunun insan bedeninde seneler içerisinde yavaş yavaş büyüdüğüne dikkat toplayan Dr. Ahmadli, “Cep telefonu veya tablete bakarken uzun müddet başımızı 30 derecelik bir açıyla öne eğmemiz kendi kafa ağırlığımızın 3-4 katı ölçüde omurgamıza fazla yük bindirir. Yük çoğaldığında omurgalar arasındaki diskler fazla ağırlıkla karşılaşır ve diskte yozlaşma başlar. Bunlar sertleşmeye, su kaybına, yırtılma ve fıtıklara kadar giden bir bozulma sürecine neden olur. Yanlış postür boyun, sırt, omuz, bel ve bacak sızılarına neden olmaktadır. İnsanların yüzde 80’inden aşırısı yaşamlarının bir yarıyılında bel sızısı yaşamaktadır” ifadelerini kullandı.

“Doğru duruş sızıya neden olmaz”
Dr. Ahmadli, doğru ve iyi postürün asgari enerjinin kullanıldığı, bağlar, kemikler ve eklemlerde en az yüklenmenin olduğu pozisyon olduğuna değinerek, “Doğru postürde omurganın sıradan çarpıklıkları korunmuştur ve sızıya neden olmaz. Yorucu değildir ve görünüş olarak da estetiktir. Öncelikle şahıs adale iskelet sistemi ile ilgilenen hekim tarafından tetkik edilmelidir. Hasta yürürken değerlendirilmeye başlanır, üstünü çıkardıktan sonra önden, yandan ve arkadan iyi bir tetkik ile postural bozukluk tespit etilir. Omurgaya yandan baktığımızda arkaya doğru olan fazla çarpıklıklara kifoz, önden ve arkadan baktığımızda yana doğru olan çarpıklıklara skolyoz ismini veriyoruz. Buradaki emelimiz bizi ayakta yakalayan ve omurgamızı destekleyen adale-iskelet sisteminin değerlendirilmesidir. En sık karşılaştığımız problemler sırt ve karın adalelerindeki güçsüzlük, boyun ve bel etrafındaki adalelerde gerginlik ve kısalıktır. Bunlar tespit edilip şahsın en bariz problemi ortaya konulduktan sonra şahsa özel rehabilitasyon programı tertip edilerek bu bozukluklar rehabilitasyon edilebilir. Rehabilitasyon edici egzersizler cılız olan adalelerin güçlendirilmesi, kısalmış adalelerin açılması, kısıtlı eklemlerin eklem hareket sarihliğinin sağlanması, yürüyüş, yüzme bisiklet gibi aerobik egzersizlerin ilave edilmesi ile şahsa özel egzersiz programı tertip edilmelidir. Bunun yanı gizeme şahsın günlük yaşam alışkanlıklarını gözden geçirmesi, varsa yanlış alışkanlıkları ile alakalı bilgilendirilmesi de rehabilitasyona programına dahil edilmelidir” dedi.

İdeal duruşlar için püf noktalar
Dr. Ahmadli, doğru postürleri açıklayarak laflarını şöyle bitirdi: “İdeal ayakta duruşta baş dik, karşıya bakar. Omuzlar geride ve gevşek, kulak hizasında, karın düz, göğüs önde ve dizler düzdür. Omuzlar ve kalçalar da aynı seviyededir. Uyuma en az enerji tüketilen pozisyondur. İdeal yatış pozisyonunda ise omurganın sıradan dingili korunmalıdır. Yatak beden segmentlerini destekleyecek sertlikte olmalı, beden ağırlığı ile yaylanmamalıdır. Yana uyuyuşta dizler arasında, sırt üstü uyuyuşta dizler altına yastık önerilir. Yastık boyundaki çukurluğu desteklemelidir. Yüksek yastık önerilmez. Yüksek yastık boyunu yan uyuyuşta lateral fleksiyona, sırt üstü uyuyuşta fleksiyona güçler. İdeal oturma postüründe de yük her iki kalçaya denk dağıtılmalı. Dizler 90 derece açıda ve omuzlar gevşek olmalı. Bacakların ağırlığı ayaklar ile desteklenmelidir. Son olarak ideal çalışma postüründe ise sandalyenin art yüksek olmalı, bel çukuru desteklenmeli, masa yüksekliği ve meyli ayarlanabilmeli. Monitör göz hizasında olmalı, kolların desteklenmesi omuz ve boyuna binen yükü eksiltir”